Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 16. Ayet Meali

Sizden onu yapan iki er kişiye de eziyet edin. Eğer tevbe eder, kendilerini düzeltirlerse onları rahat bırakın. Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir ve Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.

Nisa 4:16 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sizden onu yapan iki er kişiye de eziyet edin.
Nisa 4:16
وَالَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاٰذُوهُمَاۚ فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ تَـوَّاباً رَح۪يماً • Vellezani ye'tiyaniha minkum fe azuhuma, fe in taba ve asleha fe a'rıdu anhuma. İnnallahe kane tevvaben rahima. • Meal: Sizden onu[1] yapan iki er kişiye de eziyet edin.[2] Eğer tevbe eder, kendilerini düzeltirlerse onları rahat bırakın.[3] Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir ve Rahmeti Kesintisiz Olan'dır. • Dipnot 1: Caydırıcı ceza verin. • Dipnot 2: Cezada kadın erkek arasındaki farklılık, cinsiyet ayrımcılığından dolayı değil; o günün koşullarında erkek, ailenin geçimini sağlamak için dışarıda çalışmak zorunda olduğundan ev hapsi uygulaması yerine caydırıcı ceza ile cezalandırılmıştır. • Dipnot 3: Homoseksüellik. • Kelime kelime: وَٱلَّذَانِ vellezani iki kişi · يَأْتِيَـٰنِهَا ye'tiyaniha fuhuş yaparsa · مِنكُمْ minkum içinizden · فَـَٔاذُوهُمَا ۖ fe azuhuma onlara eziyet edin · فَإِن fein eğer · تَابَا taba tevbe eder · وَأَصْلَحَا ve esleha ve uslanırlarsa · فَأَعْرِضُوا۟ feea'ridu artık vazgeçin · عَنْهُمَآ ۗ anhuma onlardan · إِنَّ inne çünkü · ٱللَّهَ llahe Allah · كَانَ kane · تَوَّابًۭا tevvaben tevbeleri çok kabul edendir · رَّحِيمًا rahimen çok esirgeyendir • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • اذي (Apy) kökü: O rahatsız edildi/sıkıldı/acı çekti, hoş olmayan şeyler yaşadı/deneyimledi, rahatsızlık durumu. • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • Nisa suresi 176 ayettir; bu 16. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).