Her ümmetten bir tanık getirdiğimiz ve seni de onların üzerine tanık yaptığımız zaman, halleri nice olacak!
Nisa 4:41فَكَيْفَ اِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ بِشَه۪يدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شَه۪يداًۜ • Fe keyfe iza ci'na min kulli ummetin bi şehidin ve ci'na bike ala haulai şehida. • Meal: Her ümmetten bir tanık getirdiğimiz ve seni de onların üzerine tanık yaptığımız zaman, halleri nice olacak! • Kelime kelime: فَكَيْفَ fekeyfe (halleri) nice olur? · إِذَا iza zaman · جِئْنَا ci'na getirdiğimiz · مِن min · كُلِّ kulli her · أُمَّةٍۭ ummetin ümmetten · بِشَهِيدٍۢ bişehidin bir şahid · وَجِئْنَا ve ci'na ve getirdiğimizde · بِكَ bike seni de · عَلَىٰ ala üzerine · هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i bunlar · شَهِيدًۭا şehiden şahid olarak • كيف (kyf) kökü: Nasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • امم (Amm) kökü: ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı… • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • Nisa suresi 176 ayettir; bu 41. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).