Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 64. Ayet Meali

Biz, hiçbir Resul'ü Allah'ın izni ile yalnızca kendisine itaat edilmesinden başka bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, kendi kendilerine haksızlık yaptıklarında, sana gelip, Allah'tan bağışlanmalarını dileselerdi ve sen de Resul olarak onların bağışlanmasını dileseydin; Allah'ın tevbeleri kabul edici ve çok merhamet edici olduğunu göreceklerdi.

Nisa 4:64 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Biz, hiçbir Resul'ü Allah'ın izni ile yalnızca kendisine itaat edilmesinden başka bir amaçla göndermedik.
Nisa 4:64
وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا لِيُطَاعَ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ اِذْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ جَٓاؤُ۫كَ فَاسْتَغْفَرُوا اللّٰهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللّٰهَ تَـوَّاباً رَح۪يماً • Ve ma erselna min resulin illa li yutaa bi iznillah. Ve lev ennehum iz zalemu enfusehum cauke festagferullahe vestagfera lehumur resulu le vecedullahe tevvaben rahima. • Meal: Biz, hiçbir Resul'ü Allah'ın izni ile[1] yalnızca kendisine itaat edilmesinden başka bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, kendi kendilerine haksızlık yaptıklarında, sana gelip, Allah'tan bağışlanmalarını dileselerdi ve sen de Resul olarak onların bağışlanmasını dileseydin; Allah'ın tevbeleri kabul edici ve çok merhamet edici olduğunu göreceklerdi. • Dipnot 1: "Allah'ın izni ile" terkibi, Allah'ın belirlediği ilke ve kurallarının belirleyici olması, Allah'ın bilgisi ve onayı anlamlarına gelmektedir. • Kelime kelime: وَمَآ ve ma · أَرْسَلْنَا erselna biz göndermedik · مِن min hiçbir · رَّسُولٍ rasulin elçiyi · إِلَّا illa başka bir amaçla · لِيُطَاعَ liyutaa ita'at edilmekten · بِإِذْنِ biizni izniyle · ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın · وَلَوْ velev eğer · أَنَّهُمْ ennehum onlar · إِذ iz zaman · ظَّلَمُوٓا۟ zelemu zulmettikleri · أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerine · جَآءُوكَ ca'uke sana gelseler · فَٱسْتَغْفَرُوا۟ festegferu bağışlanma dileseler · ٱللَّهَ llahe Allah'tan · وَٱسْتَغْفَرَ vestegfera ve bağışlanmasını dileseydi · لَهُمُ lehumu onların · ٱلرَّسُولُ r-rasulu Elçi · لَوَجَدُوا۟ levecedu elbette bulurlardı · ٱللَّهَ llahe Allah'ı · تَوَّابًۭا tevvaben affedici · رَّحِيمًۭا rahimen merhametli • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • طوع (TwE) kökü: itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak. • اذن (Apn) kökü: kulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasret • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • وجد (wjd) kökü: kaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • Nisa suresi 176 ayettir; bu 64. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).