Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zuhruf Suresi 3. Ayet Meali

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran yaptık.

Zuhruf 43:3 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran yaptık.
Zuhruf 43:3
اِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْءٰناً عَرَبِياًّ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَۚ • İnna cealnahu kur'anen arabiyyen leallekum ta'kılun. • Meal: Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran[1] yaptık. • Dipnot 1: Bu ayette kur'an kelimesi kitap anlamında değil, Arapça dili ile "okunan" anlamındadır. Çevirilerde kur'an kelimelerinin tamamına yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış şeklinin anlamı olan Kur'an denmektedir. Kur'an, vahyin Kitaplaşmış şekline bağlamına göre Zikir, Kitap, Kur'an vb. isimlerle kendisinden söz etmektedir. Kur'an kelimesinin birden fazla anlamı bulunmaktadır. Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, "okumak, toplamak, bir araya getirmek, duyurmak, aktarmak." demektir. • Kelime kelime: إِنَّا inna elbette biz · جَعَلْنَـٰهُ cealnahu onu yaptık · قُرْءَٰنًا kur'anen bir Kur'an · عَرَبِيًّۭا arabiyyen Arapça · لَّعَلَّكُمْ leallekum umulur ki · تَعْقِلُونَ tea'kilune düşünüp anlarsınız • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • قرا (qrA) kökü: Okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane • عرب (Erb) kökü: saf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmak • عقل (Eql) kökü: Bağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak. • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 3. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).