"Öğretilmiş bir deli." dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.
Duhan 44:14ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۢ • Summe tevellev anhu ve kalu muallemun mecnun. • Meal: "Öğretilmiş bir deli." dediler. Ve ondan yüz çevirdiler. • Kelime kelime: ثُمَّ summe sonra · تَوَلَّوْا۟ tevellev yüz çevirdiler · عَنْهُ anhu ondan · وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler · مُعَلَّمٌۭ muallemun öğretilmiştir · مَّجْنُونٌ mecnunun cinlenmiştir • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • Duhan suresi 59 ayettir; bu 14. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).