Akıl Kuran (akilkuran.com)

Casiye Suresi 22. Ayet Meali

Allah, gökleri ve yeryüzünü Hakk ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.

Casiye 45:22 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah, gökleri ve yeryüzünü Hakk ile yarattı.
Casiye 45:22
وَخَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَلِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ • Ve halakallahus semavati vel arda bil hakkı ve li tucza kullu nefsin bima kesebet ve hum la yuzlemun. • Meal: Allah, gökleri ve yeryüzünü Hakk[1] ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir. • Dipnot 1: Her şeyi yerli yerince, en doğru ve iyi şekilde, adalet üzerine; ilkeli, anlamlı ve amaçlı. • Kelime kelime: وَخَلَقَ ve haleka ve yaratmıştır · ٱللَّهُ llahu Allah · ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati gökleri · وَٱلْأَرْضَ vel'erde ve yeri · بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçek olarak · وَلِتُجْزَىٰ velitucza cezalandırılsın diye · كُلُّ kullu her · نَفْسٍۭ nefsin can · بِمَا bima şey ile · كَسَبَتْ kesebet kazandığı · وَهُمْ ve hum ve olnara · لَا la asla · يُظْلَمُونَ yuzlemune haksızlık edilmesin • خلق (xlq) kökü: Bir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • جزي (jzy) kökü: Tatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmek • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • كسب (ksb) kökü: Kazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir. • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • Casiye suresi 37 ayettir; bu 22. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).