Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kaf Suresi 30. Ayet Meali

O Gün, Cehennem'e, "Doldun mu?" deriz. O da "Daha yok mu?" der.

Kaf 50:30 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. O Gün, Cehennem'e, "Doldun mu?" deriz.
Kaf 50:30
يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ امْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِنْ مَز۪يدٍ • Yevme nekulu li cehenneme helimtele'ti ve tekulu hel min mezidin. • Meal: O Gün, Cehennem'e, "Doldun mu?" deriz. O da "Daha yok mu?" der. • Kelime kelime: يَوْمَ yevme (o) gün · نَقُولُ nekulu deriz · لِجَهَنَّمَ licehenneme cehenneme · هَلِ heli -mu? · ٱمْتَلَأْتِ mtele'ti doldun- · وَتَقُولُ ve tekulu ve der · هَلْ hel -mu? · مِن min hiç (yok)- · مَّزِيدٍۢ mezidin daha • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ملا (mlA) kökü: Doldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst… • زيد (zyd) kökü: arttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla • Kaf suresi 45 ayettir; bu 30. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).