Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle eşleştirmişizdir.
Tur 52:20مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ • Muttekiine ala sururin masfufeh, ve zevvecnahum bi hurin inin. • Meal: Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle[1] eşleştirmişizdir. • Dipnot 1: Parlak iri siyah gözlü eşler. Bu eşleştirme, erkek için de kadın için de geçerli bir eşleştirmedir. "Hurun iynun;" ayet, bu iki kelimeden oluşmaktadır. "Hur," parlak siyah göz demektir. "İynun," ise karası fazla büyük gözlü demektir. Dolayısı ile ayet, "parlak, iri, siyah gözlü" anlamına gelmektedir "İsrailiyyat kaynaklı, sapkın erkeksi algı," ayette yer alan "Hur" kelimesine "dişil" anlam yükleyerek; ayeti, "ceylan gözlü dilberler", "ahu gözlü kadınlar", "huriler" şeklinde anlam vermektedir. Oysaki "Hur" eril ve dişil formun çoğuludur. "Hur" kelimesinin tekil formu, erkek için "ahver", dişi için "havra" dır. Kur'an'da, kelimenin çoğul formu olan "Hur" kelimesi, cinsiyet olarak ne erkek ne de kadın anlamı taşımaktadır. "Hur" kelimesi, her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Yani hem erkeğin hem de kadının gözünü ifade etmektedir. Keza "iyn" kelimesi de hem eril "a'yun" kelimesinin hem de dişil "ayna" kelimesinin çoğuludur. Ayrıca bu kelimelerle ifade edilmek istenen şey "güzelliktir. Bu kelimelerin, tefsir ve çeviri külliyatında, Cennette erkeklere sunulacak, ikram edilecek dişi varlıklar olarak tanımlanmış olması büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgı, İslam'ın ahiret inancına sürülmüş büyük bir lekedir. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a atılmış büyük bir iftiradır. Bu cinsiyet ayırımcısı sapkın anlayışın durumunu, "namus" dendiğinde akıllarına yalnızca "kadının" gelmesi çok iyi tanımlamaktadır. • Kelime kelime: مُتَّكِـِٔينَ muttekiine yaslanarak · عَلَىٰ ala üzerine · سُرُرٍۢ sururin koltuklar · مَّصْفُوفَةٍۢ ۖ mesfufetin sıra sıra dizilmiş · وَزَوَّجْنَـٰهُم ve zevve cnahum onları evlendirmişizdir · بِحُورٍ bihurin hurilerle · عِينٍۢ iynin iri gözlü • وكا (wkA) kökü: Uzanmak • سرر (srr) kökü: Sevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuk • صفف (Sff) kökü: Düzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan). • زوج (zwj) kökü: Birleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/koca • حور (Hwr) kökü: Geri dönmek/geri tepmek, bir durumdan başka bir duruma dönüşmek/değişmek, yıkamak/beyazlatmak, yuvarlak yapmak, çevrelemek, şan/üstünlük için rekabet etmek/mücadele etmek, gözün beyazı, gözün beyazının yoğun beyazlığı… • عين (Eyn) kökü: Göze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin… • Tur suresi 49 ayettir; bu 20. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).