Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tur Suresi 21. Ayet Meali

İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık. Ve onların yaptıklarından bir şey eksiltmedik. Herkes kendi yaptıklarının karşılığını alacak.

Tur 52:21 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık.
Tur 52:21
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ • Vellezine amenu vettebeathum zurriyyetuhum bi imanin elhakna bihim zurriyyetehum ve ma eletnahum min amelihim min şey'in, kullumriin bi ma kesebe rehinun. • Meal: İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık.[1] Ve onların yaptıklarından bir şey eksiltmedik. Herkes kendi yaptıklarının karşılığını alacak. • Dipnot 1: Cennet'i hak etmiş aile bireylerini, kan bağı mensuplarını Cennet'te bir araya getireceğiz. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · وَٱتَّبَعَتْهُمْ vettebeathum ve kendilerine uyanlar · ذُرِّيَّتُهُم zurriyyetuhum zürriyetleri de · بِإِيمَـٰنٍ biimanin imanda · أَلْحَقْنَا elhakna kattık · بِهِمْ bihim kendilerine · ذُرِّيَّتَهُمْ zurriyyetehum zürriyetlerini · وَمَآ ve ma ve · أَلَتْنَـٰهُم eletnahum eksiltmedik · مِّنْ min -nden · عَمَلِهِم amelihim kendi amelleri- · مِّن min hiçbir · شَىْءٍۢ ۚ şey'in şey · كُلُّ kullu her · ٱمْرِئٍۭ mriin kişi · بِمَا bima şeye · كَسَبَ kesebe kendi kazandığı · رَهِينٌۭ rahinun bağlıdır • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • ذرر (prr) kökü: Saçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek. • لحق (lHq) kökü: Geçmek, ulaşmak, elde etmek, yakalamak, yarılmak, birleşmek, eşit duruma gelmek veya kendini eşit duruma getirmek, takip etmek, bağlanmak, uyumlu olmak. • الت (Alt) kökü: Azalmak, azaltmak, eksilmek • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • مرا (mrA) kökü: Acı olmak, sıkıntılı olmak, zorlamak, tartışmak, münakaşa etmek, şüphe etmek, süt sağmak, geçmek, yürümek, sıvazlamak, kadın • كسب (ksb) kökü: Kazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir. • رهن (rhn) kökü: Rehin vermek, taahhüt etmek, sorumlu olmak, son olmak, devam etmek/sürmek/dayanmak/kalmak, kalıcı/sabit/istikrarlı/değişmez/sağlam, bir yere yerleşmek, kurulmak, sabit kalmak veya durmak, mülkü ipotek etmek, peşin… • Tur suresi 49 ayettir; bu 21. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).