Kamer 54:7خُشَّعاً اَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌۙ • Huşşe'an ebsaruhum yahrucune minel ecdasi keennehum ceradun munteşir. • Meal: Kabirlerinden baygın gözlerle çıkarlar. Etrafa dağılmış çekirgeler gibidirler. • Kelime kelime: خُشَّعًا huşşean korkarak · أَبْصَـٰرُهُمْ ebsaruhum gözleri · يَخْرُجُونَ yehrucune çıkarlar · مِنَ mine -den · ٱلْأَجْدَاثِ l-ecdasi kabirler- · كَأَنَّهُمْ keennehum tıpkı gibidirler · جَرَادٌۭ ceradun çekirgeler · مُّنتَشِرٌۭ munteşirun yayılan • خشع (x$E) kökü: Alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar olmak, sessiz ve alçak olmak, gözleri veya sesi kısmak, batış yerinde batmak/neredeyse kaybolmak, tutulmak/uzaklaşmak, zayıflamak, solmak/kurumak, davranışta veya seste veya gözlerde… • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • جدث (jdv) kökü: Kendine bir mezar veya türbe yapmak; bir mezar veya türbe. • جرد (jrd) kökü: Bir şeyi veya kişiyi soymak/mahrum bırakmak/çıplak bırakmak, bir şeyi çekip çıkarmak, bir şeyi soymak/kabuğunu çıkarmak, budamak veya çıplak bırakmak, (bir kılıcı) kınından çıkarmak, bir şeyi ayırmak/koparmak, bir ayin… • نشر (n$r) kökü: Yaymak, canlandırmak, yeniden hayata döndürmek, genişlemek, açığa çıkarmak, açmak, genişletmek, sergilemek, yaymak. • Kamer suresi 55 ayettir; bu 7. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).