Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 102. Ayet Meali

İşte Rabb'iniz Allah budur; O'ndan başka ilah yoktur. O, her şeyi yaratandır. O halde O'na kulluk edin. O, Her Şeye Vekil'dir.

Enam 6:102 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İşte Rabb'iniz Allah budur; O'ndan başka ilah yoktur.
Enam 6:102
ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ فَاعْبُدُوهُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ • Zalikumullahu rabbukum, la ilahe illa huve, haliku kulli şey'in fa'buduh,ve huve ala kulli şey'in vekil. • Meal: İşte Rabb'iniz Allah budur; O'ndan başka ilah yoktur. O, her şeyi yaratandır. O halde O'na kulluk edin. O, Her Şeye Vekil'dir. • Kelime kelime: ذَٰلِكُمُ zalikumu işte budur · ٱللَّهُ llahu Allah · رَبُّكُمْ ۖ rabbukum Rabbiniz · لَآ la yoktur · إِلَـٰهَ ilahe tanrı · إِلَّا illa başka · هُوَ ۖ huve O'ndan · خَـٰلِقُ haliku (O) yaratıcısıdır · كُلِّ kulli her · شَىْءٍۢ şey'in şeyin · فَٱعْبُدُوهُ ۚ fea'buduhu O'na kulluk edin · وَهُوَ ve huve ve O · عَلَىٰ ala üzerine · كُلِّ kulli her · شَىْءٍۢ şey'in şey · وَكِيلٌۭ vekilun vekildir • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • خلق (xlq) kökü: Bir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • وكل (wkl) kökü: Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak. • Enam suresi 165 ayettir; bu 102. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).