Ancak Allah, din konusunda sizinle savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için yardımlaşan kimselerle yakınlık kurmanızı yasaklamıştır. Kim onlarla yakınlık kurarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.
Mümtehine 60:9اِنَّمَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَاَخْرَجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلٰٓى اِخْرَاجِكُمْ اَنْ تَوَلَّوْهُمْۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ • İnnema yenhakumullahu anillezine katelukum fid dini ve ahrecukum min diyarikum ve zaheru ala ıhracikum en tevellevhum, ve men yetevellehum fe ulaike humuz zalimun. • Meal: Ancak Allah, din konusunda sizinle savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için yardımlaşan kimselerle yakınlık kurmanızı yasaklamıştır. Kim onlarla yakınlık kurarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir. • Kelime kelime: إِنَّمَا innema ancak · يَنْهَىٰكُمُ yenhakumu sizi men'eder · ٱللَّهُ llahu Allah · عَنِ ani -den · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler- · قَـٰتَلُوكُمْ katelukum sizinle savaşan · فِى fi hakkında · ٱلدِّينِ d-dini din · وَأَخْرَجُوكُم ve ehracukum ve sizi çıkaran · مِّن min -dan · دِيَـٰرِكُمْ diyarikum yurtlarınız- · وَظَـٰهَرُوا۟ ve zaheru ve yardım eden · عَلَىٰٓ ala · إِخْرَاجِكُمْ ihracikum çıkarılmanıza · أَن en · تَوَلَّوْهُمْ ۚ tevellevhum dost olmanızdan · وَمَن ve men ve kim · يَتَوَلَّهُمْ yetevellehum onlarla dost olursa · فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte · هُمُ humu onlardır · ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune zalimler • نهي (nhy) kökü: Engellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak • قتل (qtl) kökü: öldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül… • دين (dyn) kökü: İtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin… • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • دور (dwr) kökü: Dönmek, devretmek, dolaşmak • ظهر (Zhr) kökü: Görünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmak • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • Mümtehine suresi 13 ayettir; bu 9. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).