Akıl Kuran (akilkuran.com)

Cuma Suresi 10. Ayet Meali

Salatı kaza ettikten sonra, hemen yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ın öğütlerini hiç unutmayın. Umulur ki, böylece kurtuluşa erersiniz.

Cuma 62:10 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Salatı kaza ettikten sonra, hemen yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın.
Cuma 62:10
فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يراً لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ • Fe iza kudiyetıs salatu fenteşiru fil ardı vebtegu min fadlillahi vezkurullahe kesiren leallekum tuflihun. • Meal: Salatı kaza[1] ettikten sonra, hemen yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ın öğütlerini hiç unutmayın. Umulur ki, böylece kurtuluşa erersiniz. • Dipnot 1: Namazı kıldıktan sonra. • Kelime kelime: فَإِذَا feiza zaman · قُضِيَتِ kudiyeti bitince · ٱلصَّلَوٰةُ s-salatu salat · فَٱنتَشِرُوا۟ fenteşiru dağılın · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzüne · وَٱبْتَغُوا۟ vebtegu ve arayın · مِن min -ndan · فَضْلِ fedli lutfu- · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · وَٱذْكُرُوا۟ vezkuru ve anın · ٱللَّهَ llahe Allah'ı · كَثِيرًۭا kesiran çokça · لَّعَلَّكُمْ leallekum umulur ki · تُفْلِحُونَ tuflihune başarıya erersiniz • قضي (qDy) kökü: Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak • صلو (Slw) kökü: Hayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk… • نشر (n$r) kökü: Yaymak, canlandırmak, yeniden hayata döndürmek, genişlemek, açığa çıkarmak, açmak, genişletmek, sergilemek, yaymak. • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • بغي (bgy) kökü: Azgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramak • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • فلح (flH) kökü: yarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü • Cuma suresi 11 ayettir; bu 10. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).