Akıl Kuran (akilkuran.com)

Mülk Suresi 17. Ayet Meali

Ya da gökte olanın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? O halde, uyarımın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.

Mülk 67:17 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ya da gökte olanın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz?
Mülk 67:17
اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِباًۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ • Em emintum men fis semai en yursile aleykum hasıba fe se ta'lemune keyfe nezir. • Meal: Ya da gökte olanın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? O halde, uyarımın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz. • Kelime kelime: أَمْ em yoksa · أَمِنتُم emintum siz emin misiniz? · مَّن men olanın · فِى fi · ٱلسَّمَآءِ s-semai gökte · أَن en · يُرْسِلَ yursile göndermeyeceğinden · عَلَيْكُمْ aleykum üzerine · حَاصِبًۭا ۖ hasiben taş yağdıran (bir fırtına) · فَسَتَعْلَمُونَ fesetea'lemune bileceksiniz · كَيْفَ keyfe nasıldır · نَذِيرِ neziri tehdidim • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • حصب (HSb) kökü: Taş atmak, çakıl taşı/küçük taş saçmak, ateşe atmak/fırlatmak, bir kişi veya şeyden aceleyle uzaklaşmak, bir kişiden yüz çevirmek, ateş yakmak. Yakacak odun, taşlar. • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • كيف (kyf) kökü: Nasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde • نذر (npr) kökü: adamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden. • Mülk suresi 30 ayettir; bu 17. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).