Veya O, rızkınızı kesse, size kim rızık verebilir? Bilakis, onlar haddi aşmada ve nefrette ısrar ettiler.
Mülk 67:21اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ • Emmen hazellezi yerzukukum in emseke rızkah, bel leccu fi utuvvin ve nufur. • Meal: Veya O, rızkınızı kesse, size kim rızık verebilir? Bilakis, onlar haddi aşmada ve nefrette ısrar ettiler. • Kelime kelime: أَمَّنْ emmen yahut kimdir? · هَـٰذَا haza o · ٱلَّذِى llezi olan · يَرْزُقُكُمْ yerzukukum size rızık verecek · إِنْ in eğer · أَمْسَكَ emseke tutacak olursa · رِزْقَهُۥ ۚ rizkahu O rızkını · بَل bel doğrusu · لَّجُّوا۟ leccu onlar direnmektedirler · فِى fi içinde · عُتُوٍّۢ utuvvin azgınlık · وَنُفُورٍ ve nufurin ve nefret • رزق (rzq) kökü: sağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden. • مسك (msk) kökü: Tutmak, alıkoymak, sürdürmek, inatçı veya cimri olmak, bir şeyi sıkıca tutmak, bir şeyi durdurmak, bir kişiyi kısıtlamak/alıkoymak/hapsetmek, bir şeyden kendini alıkoymak veya uzak durmak, bir şeyi… • لجج (ljj) kökü: Sınırı aşmak, inatla devam etmek, sebat etmek, bir şey üzerinde ısrar etmek, şikayetçi olmak, muhalefet/çekişme/dava/tartışma içinde devam etmek. • عتو (Etw) kökü: Sürüklemek, şiddetle itmek, çekip götürmek, çekmek, birini zorla taşımak/götürmek. Atiya - kötülük yapmaya hızlı olmak. Utuyyun - kötülük yapmaya meyilli/hızlı, kötü, kaba, obur, kaba, taş kalpli zorba, zalim, açgözlü… • نفر (nfr) kökü: Savaştan kaçmak, herhangi bir işten çekilmek (savaştan olduğu gibi), yürümek, vahşileşmek, huysuzlaşmak. • Mülk suresi 30 ayettir; bu 21. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).