melek, onun çevresi üzerindedir. O Gün Rabb'inin Arş'ını yeni varlıklar taşırlar.
Hâkka 69:17وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ • Vel meleku ala ercaiha, ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevme izin semaniyeh. • Meal: melek,[1] onun çevresi üzerindedir. O Gün Rabb'inin Arş'ını[2] yeni varlıklar[3] taşırlar. • Dipnot 1: Ayette yer alan "semaniyetun" kelimesine, kelimesi kelimesi anlamı olan sekiz anlamı verildiğinden; çevirilerde, sekiz sayısına ayrıca melek kelimesi de ilave edilerek "sekiz melek" olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu kelimenin kök anlamı olan "semen", bedel demektir. Bedel ise bir şeyin kendisi ile değiştirildiği değer demektir. Dolayısı ile ayette; Rabb'in Arş'ını, yok edilen varlıkların yerine, yeni varlıkların taşıyacağı ifade edilmektedir. (Semen/bedel için bak: 2: 41.) • Dipnot 2: Yaratıcının hizmetinde olan güç. • Dipnot 3: Allah'ın Arş'ına; nesne, yer, zaman vb. türden somut bir anlam vermek, Kur'an'ın Allah tanımına kesinlikle uygun değildir. Allah'ın her şeye egemen oluşunu ve buna benzer konuları anlatmak için bizim kullandığımız dilin kullanılmış olması bizi yanıltmamalıdır. Bu tür kelimeleri, kelimesi kelimesine anlamları ile anlamak doğru değildir. Rabb'in arşı, Allah'ın evrene mutlak egemenliğini, yönetmesini ifade etmektedir. • Kelime kelime: وَٱلْمَلَكُ velmeleku vre melekler de · عَلَىٰٓ ala · أَرْجَآئِهَا ۚ ercaiha onun kenarlarındadır · وَيَحْمِلُ ve yehmilu ve taşır · عَرْشَ arşe tahtını · رَبِّكَ rabbike Rabbinin · فَوْقَهُمْ fevkahum üstlerinde · يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün · ثَمَـٰنِيَةٌۭ semaniyetun sekiz • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • رجو (rjw) kökü: Ummak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir… • حمل (Hml) kökü: Taşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi… • عرش (Er$) kökü: İnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • فوق (fwq) kökü: Rütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki… • ثمن (vmn) kökü: Herhangi birinin mallarının sekizde birini almak, sekize bölmek, sekiz, on sekiz, seksen. • Hâkka suresi 52 ayettir; bu 17. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).