Onların çoğunda, sözlerine bağlılık bulmadık. Ama onların çoğunu fasık olarak bulduk.
Araf 7:102وَمَا وَجَدْنَا لِاَكْثَرِهِمْ مِنْ عَهْدٍۚ وَاِنْ وَجَدْنَٓا اَكْثَرَهُمْ لَفَاسِق۪ينَ • Ve ma vecedna li ekserihim min ahdin, ve in vecedna ekserehum le fasikin. • Meal: Onların çoğunda, sözlerine bağlılık bulmadık. Ama onların çoğunu fasık olarak bulduk. • Kelime kelime: وَمَا ve ma ve · وَجَدْنَا vecedna bulmadık · لِأَكْثَرِهِم liekserihim onların çoklarında · مِّنْ min hiç · عَهْدٍۢ ۖ ahdin sözünde durma · وَإِن vein ve fakat · وَجَدْنَآ vecedna bulduk · أَكْثَرَهُمْ ekserahum onların çoklarını · لَفَـٰسِقِينَ lefasikine yoldan çıkmış • وجد (wjd) kökü: kaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • عهد (Ehd) kökü: Yükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik. • فسق (fsq) kökü: İtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak. • Araf suresi 206 ayettir; bu 102. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).