Akıl Kuran (akilkuran.com)

Araf Suresi 186. Ayet Meali

Allah, kimi saptırırsa ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.

Araf 7:186 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah, kimi saptırırsa ona doğru yolu gösterecek yoktur.
Araf 7:186
مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ • Men yudlilillahu fe la hadiye leh, ve yezeruhum fi tugyanihim ya'mehun. • Meal: Allah, kimi saptırırsa[1] ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır. • Dipnot 1: Allah'ın saptırması; gösterdiği yolunun benimsenmesi veya reddedilmesiyle ilgilidir. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir. Allah, kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı veren olarak sonucu belirlemektedir. Diğer bir söylemle "insanın sapkınlığa iletilmesi," yaptığı seçime" göre uygun olan karşılığın veresiyle gerçekleşmektedir. Sorumluluk ve tercih bütünüyle insana aittir (Bkz. 39:41). • Kelime kelime: مَن men kimi · يُضْلِلِ yudlili saptırırsa · ٱللَّهُ llahu Allah · فَلَا fela artık olmaz · هَادِىَ hadiye yol gösteren · لَهُۥ ۚ lehu onun için · وَيَذَرُهُمْ ve yezeruhum ve bırakır onları · فِى fi içinde · طُغْيَـٰنِهِمْ tugyanihim azgınlıkları · يَعْمَهُونَ yea'mehune bocalayıp dururlar • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • وذر (wpr) kökü: Terk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmek • طغي (Tgy) kökü: aşmak, taşmak, yayılmak, yörüngesinden çıkmak, sınırı aşmak, başıboş, yükselmek, taşmak, kudurmuş olmak, sapmak, meraklı olmamak, yaramaz, dinsiz, zorba, aşırı, isyankâr, aşırı derecede fena, kabalık, haksızlık… • عمه (Emh) kökü: şaşkın/şaşırmış/afallamış/perişan/karıştırmış olmak, körü körüne dolaşmak, sağa sola sendelemek, doğru yolu bulmada güçlük çekmek, zihinsel körlük • Araf suresi 206 ayettir; bu 186. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).