De ki: "Beni, Allah'a karşı hiç kimse koruyamaz ve ben asla O'ndan başka sığınacak bir yer bulamam."
Cin 72:22قُلْ اِنّ۪ي لَنْ يُج۪يرَن۪ي مِنَ اللّٰهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَداًۙ • Kul inni len yucireni minallahi ehadun ve len ecide min dunihi multehada. • Meal: De ki: "Beni, Allah'a karşı hiç kimse koruyamaz ve ben asla O'ndan başka sığınacak bir yer bulamam." • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · إِنِّى inni elbette beni · لَن len · يُجِيرَنِى yucirani kurtaramaz · مِنَ mine -tan · ٱللَّهِ llahi Allah- · أَحَدٌۭ ehadun hiç kimse · وَلَنْ velen ve asla · أَجِدَ ecide bulamam · مِن min · دُونِهِۦ dunihi ondan başka · مُلْتَحَدًا multehaden sığınacak kimse • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • جور (jwr) kökü: Düşüşe geçmek veya sapmak, yanlış ya da haksız davranmak, yakınında veya yakın yaşamak (bir başkasına), korumak, kurtarmak veya sığınma vermek. • احد (AHd) kökü: Bir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey. • وجد (wjd) kökü: kaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • لحد (lHd) kökü: Bir ceset için oyuk veya hazne, siper yapmak • Cin suresi 28 ayettir; bu 22. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).