Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tevbe Suresi 79. Ayet Meali

Sadakalar konusunda gönülden davranan Mü'minlere dil uzatanlar ve güçleri oranında verebilenleri alaya alanlar var ya, Allah da onları alaya alacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Tevbe 9:79 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sadakalar konusunda gönülden davranan Mü'minlere dil uzatanlar ve güçleri oranında verebilenleri alaya alan…
Tevbe 9:79
اَلَّذ۪ينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّع۪ينَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ فِي الصَّدَقَاتِ وَالَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ اِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْۜ سَخِرَ اللّٰهُ مِنْهُمْۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ • Ellezine yelmizunel muttavviine minel mu'minine fis sadakati vellezine la yecidune illa cuhdehum fe yesharune minhum sehirallahu minhum, ve lehum azabun elim. • Meal: Sadakalar[1] konusunda gönülden davranan Mü'minlere dil uzatanlar ve güçleri oranında verebilenleri alaya alanlar var ya, Allah da onları alaya alacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır. • Dipnot 1: Bkz. 9:60. ayetin 1. dipnotu. • Kelime kelime: ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · يَلْمِزُونَ yelmizune çekiştiren · ٱلْمُطَّوِّعِينَ l-muttavviiyne gönülden verenleri · مِنَ mine -den · ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minler- · فِى fi hususunda · ٱلصَّدَقَـٰتِ s-sadekati sadakalar · وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseleri · لَا la · يَجِدُونَ yecidune bulamayan(ları) · إِلَّا illa yettiğinden başkasını · جُهْدَهُمْ cuhdehum güçlerinin · فَيَسْخَرُونَ feyesharune alay edenler · مِنْهُمْ ۙ minhum onlarla · سَخِرَ sehira alay etmiştir · ٱللَّهُ llahu Allah · مِنْهُمْ minhum onlarla · وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır · عَذَابٌ azabun bir azab · أَلِيمٌ elimun acıklı • لمز (lmz) kökü: Göz kırpmak, göz veya el ile işaret yapmak, karalamak, kınamak, suçlamak, kusur bulmak, kötü konuşmak, iftiracı olmak, vurmak, itmek, kötülemek. • طوع (TwE) kökü: itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • صدق (Sdq) kökü: doğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü… • وجد (wjd) kökü: kaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak • جهد (jhd) kökü: Çabalamak veya emek vermek veya didinmek, kendini veya gücünü veya çabalarını kullanmak, kendini tutkuyla veya özenle veya gayretle işe vermek, ekstra çaba göstermek, kendini zorluğa veya yorgunluğa sokmak, birini veya… • سخر (sxr) kökü: Alay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmek • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • الم (Alm) kökü: acı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmiş • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 79. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).