Şems 91:8فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ • Fe elhemeha fucureha ve takvaha. • Meal: Sonra ona fucurunu[1] ve takvasını[2] ilham[3] etti.[4] • Dipnot 1: Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir. Bozguncu, samimiyetsiz, yalancı, hak-hukuk tanımaz, düzenbaz, zalim; kısacası din diyanet tanımayan, dinin sınırlarını çiğneyerek onun dışına çıkmak demektir. İman'ın dışa yansıması nasıl ki birr, takva, salihatı yapmak ise, Küfr'ün dışa yansıması da "fucur"dur. Facir kelimesi, "birr" kelimesinin karşıtıdır. • Dipnot 2: Fucurdan, kötülükten korunmasını. Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28). • Dipnot 3: İlham, kelime olarak "yutmak" demektir. Allah'ın kullarının kalbine attığı, ona ulaştırdığı şeyler için kullanılmaktadır. Bu ulaştırma içe yerleştirme anlamında "yutturma" gibidir. • Dipnot 4: İnsna; doğru ve yanlışı, iyiyi ve kötüyü, faydalı ve zararlıyı, hakkı ve zulmü, salihatı ve fesadı vs. ayırt edebilme, yapabilme, seçebilme, bilebilme özelliğini verdik. • Kelime kelime: فَأَلْهَمَهَا fe elhemeha ona ilham edene andolsun · فُجُورَهَا fucuraha bozukluğunu · وَتَقْوَىٰهَا ve tekvaha ve korunmasını • لهم (lhm) kökü: Yutmak, yiyeceği yutmak, tıka basa yemek. İçgüdü, doğal his, ilham. • فجر (fjr) kökü: Uzunlamasına kesmek/bölmek, parçalamak, havalandırmak, eğmek/yön değiştirmek, şafak/gün doğumu/tan vakti, kaynak, bol miktarda ve aniden, geniş nimet/cömertlik, suyun aktığı yer • وقي (wqy) kökü: korumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden… • Şems suresi 15 ayettir; bu 8. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).