Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yunus Suresi 92. Ayet Meali

"Kendinden sonrakilere bir ayet olman için, bugün senin cansız bedenini kurtaracağız." Gerçekte ise insanların çoğu ayetlerimizi umursamıyorlar.

Yunus 10:92 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Kendinden sonrakilere bir ayet olman için, bugün senin cansız bedenini kurtaracağız." Gerçekte ise insanla…
Yunus 10:92
فَالْيَوْمَ نُنَجّ۪يكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ اٰيَةًۜ وَاِنَّ كَث۪يراً مِنَ النَّاسِ عَنْ اٰيَاتِنَا لَغَافِلُونَ۟ • Fel yevme nuneccike bi bedenike li tekune limen halfeke ayeh, ve inne kesiren minen nasi an ayatina le gafilun. • Meal: "Kendinden sonrakilere bir ayet[1] olman için, bugün senin cansız bedenini[2] kurtaracağız." Gerçekte ise insanların çoğu ayetlerimizi umursamıyorlar. • Dipnot 1: "Beden," kelime olarak "zırh" anlamına da gelmektedir. Veya bedenini mumyalayacaklar. • Dipnot 2: İbret. • Kelime kelime: فَٱلْيَوْمَ felyevme bugün · نُنَجِّيكَ nuneccike kurtaracağız · بِبَدَنِكَ bibedenike senin bedenini · لِتَكُونَ litekune olman için · لِمَنْ limen kimseler için · خَلْفَكَ halfeke kendinden sonraki · ءَايَةًۭ ۚ ayeten bir ibret · وَإِنَّ ve inne gerçekte ise · كَثِيرًۭا kesiran çoğu · مِّنَ mine -dan · ٱلنَّاسِ n-nasi insanlar- · عَنْ an -den · ءَايَـٰتِنَا ayatina ayetlerimiz- · لَغَـٰفِلُونَ legafilune habersizdirler • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • بدن (bdn) kökü: İrileşmek/şişmanlamak, şişman/tombul olmak, yaşlanmak/zayıflamak/ağırlaşmak, zırh, başsız/kolsuz/bacaksız vücut, ruhsuz beden, inek/deve/boğa/keçi, kurban/kesim hayvanları. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • خلف (xlf) kökü: Takip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • غفل (gfl) kökü: Dikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşan • Yunus suresi 109 ayettir; bu 92. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).