Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 24. Ayet Meali

Sonra altından ona "Üzülme." diye bir ses geldi: "Rabb'in, senin alt tarafında olanı şerefli kılmıştır."

Meryem 19:24 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sonra altından ona "Üzülme." diye bir ses geldi: "Rabb'in, senin alt tarafında olanı şerefli kılmıştır."
Meryem 19:24
فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِياًّ • Fe nadaha min tahtiha ella tahzeni kad ceale rabbuki tahteki seriyya. • Meal: Sonra altından[1] ona "Üzülme." diye bir ses geldi: "Rabb'in, senin alt tarafında[2] olanı şerefli[3] kılmıştır." • Dipnot 1: "Seriyy" kelimesi; ark, dere, su yolu gibi anlamlara geldiği gibi; soylu, şerefli, değerli, seçkin, cömert, her şeyin iyisi, önder gibi anlamlara da gelmektedir. Bu ayetin çevirisinin, genellikle bu kelimeden hareketle; "Rabb'in alt tarafından bir su arkı akıttı" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Meryem'in çaresizliğinin ve üzüntüsünün gereksizliğini ifade eden ve onu teselli edecek bir seslenişle: "Üzülme, sen çok şerefli, çok değerli, her şeyin en iyisi olan ve önder bir çocuk doğuruyorsun." denmek istenmektedir. • Dipnot 2: Ağacın. • Dipnot 3: Rahminde. • Kelime kelime: فَنَادَىٰهَا fenadaha ona şöyle seslendi · مِن min · تَحْتِهَآ tehtiha altından · أَلَّا ella · تَحْزَنِى tehzeni üzülme · قَدْ kad gerçekten · جَعَلَ ceale var etti · رَبُّكِ rabbuki Rabbin · تَحْتَكِ tehteki alt tarafında · سَرِيًّۭا seriyyen bir su arkı • ندو (ndw) kökü: İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı • تحت (tHt) kökü: Alt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır. • حزن (Hzn) kökü: Üzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için)… • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • سري (sry) kökü: Gece yürümek, gece yolculuğu yapmak, geceleyin yol almak, gizlice gitmek, sızmak, yayılmak, akmak, geçmek • Meryem suresi 98 ayettir; bu 24. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).