Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 23. Ayet Meali

Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sığınmaya mecbur etti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim." dedi.

Meryem 19:23 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sığınmaya mecbur etti.
Meryem 19:23
فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْياً مَنْسِياًّ • Fe ecae hel mehadu ila ciz'ın nahleh, kalet ya leyteni mittu kable haza ve kuntu nesyen mensiyya. • Meal: Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sığınmaya mecbur etti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim." dedi.[1] • Dipnot 1: Bu sözler, doğum sancısı nedeniyle söylenmiş sözler değil, hamileliğinin izahını nasıl yapacağını bilememenin verdiği sıkıntıyı ve üzüntüyü ifade eden sözlerdir. • Kelime kelime: فَأَجَآءَهَا feeca'eha ve onu getirdi · ٱلْمَخَاضُ l-mehadu doğum sancısı · إِلَىٰ ila · جِذْعِ ciz'i dalı(nın altı)na · ٱلنَّخْلَةِ n-nehleti bir hurma · قَالَتْ kalet dedi · يَـٰلَيْتَنِى ya leyteni Keşke! · مِتُّ mittu ölseydim · قَبْلَ kable önce · هَـٰذَا haza bundan · وَكُنتُ ve kuntu ve idim · نَسْيًۭا nesyen unutulsa · مَّنسِيًّۭا mensiyyen unutulanlar gibi • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • مخض (mxD) kökü: Süt yaymak/çalkalamak/karıştırmak, sütten tereyağı çıkarmak veya almak, şiddetle sallamak veya karıştırmak, bir şeyi döndürmek veya devirmek • جذع (jpE) kökü: Kütük, ağaç gövdesi, kök, temel, ana, asıl, esas, sap • نخل (nxl) kökü: Elemek, aşağı göndermek, kar yağmak, çiselemek, bulutlanmak, seçmek, en iyisini seçip almak. Nakhal lahuu alnasiihaten - içten/samimi tavsiye vermek. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • موت (mwt) kökü: Ölmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • نسي (nsy) kökü: Terk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak • Meryem suresi 98 ayettir; bu 23. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).