"Ey İbrahim! İlahlarımıza bunu sen mi yaptın?" dediler.
Enbiya 21:62قَالُٓوا ءَاَنْتَ فَعَلْتَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَا يَٓا اِبْرٰه۪يمُۜ • Kalu e ente fealte haza bi alihetina ya ibrahim. • Meal: "Ey İbrahim! İlahlarımıza bunu sen mi yaptın?" dediler. • Kelime kelime: قَالُوٓا۟ kalu dediler ki · ءَأَنتَ eente sen mi? · فَعَلْتَ fealte yaptın · هَـٰذَا haza bunu · بِـَٔالِهَتِنَا bialihetina tanrılarımıza · يَـٰٓإِبْرَٰهِيمُ ya ibrahimu İbrahim • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • فعل (fEl) kökü: bir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 62. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).