Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve görkemli saraylar vardır.
Hac 22:45فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّـلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ • Fe ke eyyin min karyetin ehleknaha ve hiye zalimetun fe hiye haviyetun ala uruşiha ve bi'rin muattalatin ve kasrın meşid. • Meal: Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve görkemli saraylar vardır. • Kelime kelime: فَكَأَيِّن fe keeyyin niceleri vardır · مِّن min -den · قَرْيَةٍ karyetin kentler- · أَهْلَكْنَـٰهَا ehleknaha helak ettiğimiz · وَهِىَ vehiye o · ظَالِمَةٌۭ zalimetun zulmederken · فَهِىَ fehiye ve o · خَاوِيَةٌ haviyetun çökmüştür · عَلَىٰ ala üstüne · عُرُوشِهَا uruşiha tavanları · وَبِئْرٍۢ ve bi'rin ve kuyu · مُّعَطَّلَةٍۢ muattaletin kullanılmaz olmuştur · وَقَصْرٍۢ ve kasrin ve saraylar · مَّشِيدٍ meşidin sağlam • قري (qry) kökü: Bir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek. • هلك (hlk) kökü: Ölmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak. • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • خوي (xwy) kökü: Boşalmak/boş kalmak/işgal edilmemiş hale gelmek, sakinlerinden yoksun veya mahrum kalmak (bir yer), yıkılmak veya tahrip olmak, yemekten boşalmak (karındaki açlık), seslenmek veya bağırmak, zorla ele… • عرش (Er$) kökü: İnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik. • بار (bAr) kökü: Batırdı/kazdı, çukur/delik, sakladı/gizledi, ihtiyaç zamanı için depoladı, kuyu. • عطل (ETl) kökü: Bakımsız olmak, terk edilmiş ve kullanılmamak. Mu'attalaltin - bakımsız bırakılmış. • قصر (qSr) kökü: Kısalmak, az veya hiç güce sahip olmamak, cimri olmak, yetersiz kalmak, bir şeye ulaşamamak, terk etmek/vazgeçmek/kaçınmak/vazgeçmek/son vermek, uzunluğundan almak, kırpmak/itmek, kısıtlanmış/sınırlandırılmış/sınırlı… • شيد ($yd) kökü: Duvar sıvamak veya kaplamak, bina yükseltmek, yüksek, tahkim etmek, inşa edilmiş bina, sıvalı duvar/bina • Hac suresi 78 ayettir; bu 45. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).