Akıl Kuran (akilkuran.com)

Müminun Suresi 100. Ayet Meali

Böylece ihmal ettiğim salih işleri yaparım. Hayır! Kuşkusuz onun söylediği kesinlikle boş bir sözden ibarettir. Onların tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında bir berzah vardır.

Müminun 23:100 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Böylece ihmal ettiğim salih işleri yaparım.
Müminun 23:100
لَعَلّ۪ٓي اَعْمَلُ صَالِحاً ف۪يمَا تَرَكْتُ كَلَّاۜ اِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَٓائِلُهَاۜ وَمِنْ وَرَٓائِهِمْ بَرْزَخٌ اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ • Lealli a'melu salihan fima terektu kella, inneha kelimetun huve kailuha, ve min veraihim berzahun ila yevmi yub'asun. • Meal: Böylece ihmal ettiğim salih[1] işleri yaparım. Hayır! Kuşkusuz onun söylediği kesinlikle boş bir sözden ibarettir. Onların tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında[2] bir berzah[3] vardır. • Dipnot 1: Engel, perde. • Dipnot 2: Dünyaya dönüşlerini imkansız kılan. • Dipnot 3: Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin. • Kelime kelime: لَعَلِّىٓ lealli böylelikle · أَعْمَلُ ea'melu yapayım · صَـٰلِحًۭا salihen yararlı bir iş · فِيمَا fima yerde (dünyada) · تَرَكْتُ ۚ teraktu terk ettiğim · كَلَّآ ۚ kella hayır · إِنَّهَا inneha şüphesiz bu · كَلِمَةٌ kelimetun bir sözdür · هُوَ huve o · قَآئِلُهَا ۖ kailuha onun söylediği · وَمِن ve min ve · وَرَآئِهِم veraihim önlerinde vardır · بَرْزَخٌ berzehun bir berzah · إِلَىٰ ila kadar · يَوْمِ yevmi güne · يُبْعَثُونَ yub'asune diriltilecekleri • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • ترك (trk) kökü: Terk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak. • كلم (klm) kökü: Konuşmak, ifade etmek. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • وري (wry) kökü: Ateş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi. • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • بعث (bEv) kökü: Göndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek • Müminun suresi 118 ayettir; bu 100. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).