Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir halktık."
Müminun 23:106قَالُوا رَبَّـنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْماً ضَٓالّ۪ينَ • Kalu rabbena galebet aleyna şıkvetuna ve kunna kavmen dallin. • Meal: Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir halktık." • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler · رَبَّنَا rabbena Rabbimiz · غَلَبَتْ galebet yendi · عَلَيْنَا aleyna bizi · شِقْوَتُنَا şikvetuna bahtsızlığımız · وَكُنَّا ve kunna ve biz olduk · قَوْمًۭا kavmen bir topluluk · ضَآلِّينَ dalline sapık • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • غلب (glb) kökü: Üstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli. • شقو ($qw) kökü: Mutsuz olmak, bedbaht olmak, sıkıntı çekmek, eşkıyalık yapmak, haydutluk yapmak, kötü yola düşmek, zorbalık yapmak, sefil olmak, sefalete düşmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • Müminun suresi 118 ayettir; bu 106. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).