Akıl Kuran (akilkuran.com)

Müminun Suresi 68. Ayet Meali

Onlar, hala sözün üzerinde düşünmüyorlar mı? Yoksa onlara, atalarına gelmemiş bir şey mi geldi?

Müminun 23:68 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlar, hala sözün üzerinde düşünmüyorlar mı?
Müminun 23:68
اَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ اَمْ جَٓاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ اٰبَٓاءَهُمُ الْاَوَّل۪ينَۘ • E fe lem yeddebberul kavle em caehum ma lem ye'ti abaehumul evvelin. • Meal: Onlar, hala sözün[1] üzerinde düşünmüyorlar mı? Yoksa onlara, atalarına gelmemiş bir şey mi geldi? • Dipnot 1: Kur'an'ın. • Kelime kelime: أَفَلَمْ efelem · يَدَّبَّرُوا۟ yeddebberu onlar iyice düşünmediler mi? · ٱلْقَوْلَ l-kavle o sözü (Kur'an'ı) · أَمْ em yoksa · جَآءَهُم ca'ehum onlara geldi (mi)? · مَّا ma bir şey · لَمْ lem · يَأْتِ ye'ti gelmeyen · ءَابَآءَهُمُ aba'ehumu atalarına · ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline önceki • دبر (dbr) kökü: Arkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • اول (Awl) kökü: ilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç • Müminun suresi 118 ayettir; bu 68. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).