Akıl Kuran (akilkuran.com)

Neml Suresi 22. Ayet Meali

Çok geçmeden geldi. Ve: "Senin kuşatamadığın bir şeyi kuşattım. Sana Sebe'den kesin doğru olan bir haber getirdim." dedi.

Neml 27:22 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Çok geçmeden geldi.
Neml 27:22
فَمَكَثَ غَيْرَ بَع۪يدٍ فَقَالَ اَحَطْتُ بِمَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ وَجِئْتُكَ مِنْ سَبَأٍ بِنَبَأٍ يَق۪ينٍ • Fe mekese gayre baidin fe kale ehattu bi ma lem tuhıt bihi ve ci'tuke min sebein bi nebein yakin. • Meal: Çok geçmeden geldi. Ve: "Senin kuşatamadığın[1] bir şeyi kuşattım. Sana Sebe'den kesin doğru olan bir haber getirdim." dedi. • Dipnot 1: Fark edemediğin. • Kelime kelime: فَمَكَثَ femekese geldi · غَيْرَ gayra · بَعِيدٍۢ beiydin çok geçmeden · فَقَالَ fe kale ve dedi · أَحَطتُ ehattu ben gördüm · بِمَا bima bir şey · لَمْ lem · تُحِطْ tuhit senin görmediğin · بِهِۦ bihi onda · وَجِئْتُكَ ve ci'tuke ve sana getirdim · مِن min -dan · سَبَإٍۭ sebein Seba- · بِنَبَإٍۢ binebein bir haber · يَقِينٍ yekinin gerçek • مكث (mkv) kökü: Oyalanmak, beklemek/ummak, aylak aylak dolaşmak, kalmak, beklenti içinde duraklamak, acele etmemek, konuşurken yavaş olmak • غير (gyr) kökü: getirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek… • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • حوط (HwT) kökü: Korumak/muhafaza etmek, bir insanı veya şeyi güvende tutmak/korumak/sahiplenmek, bir insanı veya şeyi savunmak, bir insana veya şeye sık sık dikkat göstermek, bir insanın şeylerini gözetmek veya önemsemek, bir insana… • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • يقن (yqn) kökü: kesinlik, elbette, kesinlikle, emin olmak/olmak/açık olmak, saptamak, kesin olan kişi • Neml suresi 93 ayettir; bu 22. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).