İnsana, anne ve babasını vasiyet ettik. Onu, annesi zorluk üzerine zorluk içinde taşıdı. İki yıl boyunca ona süt verdi. Bana, anne ve babana şükret! Dönüş Bana'dır.
Lokman 31:14وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِۚ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْناً عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ ف۪ي عَامَيْنِ اَنِ اشْكُرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيْكَۜ اِلَيَّ الْمَص۪يرُ • Ve vassaynel insane bi valideyh, hamelethu ummuhu vehnen ala vehnin ve fisaluhu fi ameyni enişkurli ve li valideyk, ileyyel masir. • Meal: İnsana, anne ve babasını vasiyet ettik. Onu, annesi zorluk üzerine zorluk içinde taşıdı. İki yıl boyunca ona süt verdi. Bana, anne ve babana şükret![1] Dönüş Bana'dır. • Dipnot 1: Allah'ın verdiği nimetlerin, anne ve babanın sağladığı imkanların karşılığında, minnettar ol, sorumlu davran, ne gerekiyorsa onu yap. • Kelime kelime: وَوَصَّيْنَا ve vessayna ve biz tavsiye ettik · ٱلْإِنسَـٰنَ l-insane insana · بِوَٰلِدَيْهِ bivalideyhi ana babasını · حَمَلَتْهُ hamelethu onu taşımıştır · أُمُّهُۥ ummuhu anası · وَهْنًا vehnen zayıflık · عَلَىٰ ala üstüne · وَهْنٍۢ vehnin zayıflıkla · وَفِصَـٰلُهُۥ ve fisaluhu ve onun sütten kesilmesi · فِى fi içindedir · عَامَيْنِ aameyni iki yıl · أَنِ eni ki · ٱشْكُرْ şkur şükret · لِى li bana · وَلِوَٰلِدَيْكَ velivalideyke ve anana-babana · إِلَىَّ ileyye banadır · ٱلْمَصِيرُ l-mesiru dönüş • وصي (wSy) kökü: Birleştirmek, bitişik olmak, bitişmek, sık bitki örtüsüne sahip olmak. Vasiyet etmek, tavsiye etmek, emir vermek, akıllıca öğüt ve vaaz ile emretmek, görevlendirmek, öğüt vermek, buyurmak, vasiyet yapmak. • انس (Ans) kökü: sosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu… • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • حمل (Hml) kökü: Taşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi… • امم (Amm) kökü: ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı… • وهن (whn) kökü: Zayıf/güçsüz/bitkin/sakat olmak, gevşek, uyuşuk. • فصل (fSl) kökü: Bir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm. • عوم (Ewm) kökü: Yüzmek, rota boyunca ilerlemek, bir yıl, biriyle bir yıllık sözleşme yapmak, birkaç yıl, iki yıl. amun (yalın hal) aman (belirtme hali) - yıl. amaini (ikil çekimde) - iki yıl. • شكر ($kr) kökü: Teşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan. • صير (Syr) kökü: Gitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak. • Lokman suresi 34 ayettir; bu 14. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).