Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 10. Ayet Meali

Hani onlar, alttan ve üstten, her yönden size saldırmışlardı. Gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmişti. Ve siz, Allah hakkında zan üzerine zanda bulunuyordunuz.

Ahzab 33:10 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hani onlar, alttan ve üstten, her yönden size saldırmışlardı.
Ahzab 33:10
اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا • İz caukum min fevkıkum ve min esfele minkum ve iz zagatil ebsaru ve belegatil kulubul hanacire ve tezunnune billahiz zununa. • Meal: Hani onlar, alttan ve üstten, her yönden size saldırmışlardı. Gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmişti. Ve siz, Allah hakkında zan üzerine zanda bulunuyordunuz.[1] • Dipnot 1: Allah'ın ne yapacağına, yardım edip etmeyeceğine dair aklınızdan birçok düşünce geçiriyordunuz. • Kelime kelime: إِذْ iz hani · جَآءُوكُم ca'ukum onlar gelmişlerdi · مِّن min -den · فَوْقِكُمْ fevkikum üstünüz- · وَمِنْ ve min ve · أَسْفَلَ esfele alt tarafınızdan · مِنكُمْ minkum sizin · وَإِذْ ve iz ve hani · زَاغَتِ zagati kaymıştı · ٱلْأَبْصَـٰرُ l-ebsaru gözler · وَبَلَغَتِ ve belegati ve dayanmıştı · ٱلْقُلُوبُ l-kulubu yürekler · ٱلْحَنَاجِرَ l-hanacira hançerelere · وَتَظُنُّونَ ve tezunnune ve zanda bulunuyordunuz · بِٱللَّهِ billahi Allah hakında · ٱلظُّنُونَا۠ z-zununa türlü düşüncelerle • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • فوق (fwq) kökü: Rütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki… • سفل (sfl) kökü: Alçak olmak, aşağı olmak, aşağıya inmek, aşağıda bulunmak, düşmek, alçalmak, bayağılaşmak • زيغ (zyg) kökü: Geri çekilmek/sapmak/yoldan çıkmak, kenara çekilmiş, şüphe duyan. • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • بلغ (blg) kökü: Ulaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmak • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • حنجر (Hnjr) kökü: Boğazı keserek kesmek/öldürmek. Hançere - boğaz, soluk borusu, nefes alma yolu, soluk borusunun başı, gırtlağın tamamı. • ظنن (Znn) kökü: Düşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla… • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 10. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).