Yine, yasaklandığı halde, onlardan riba alan ve haksız yoldan insanların mallarını yiyen kafirlere; çok acı bir azap hazırladık.
Nisa 4:161وَاَخْذِهِمُ الرِّبٰوا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَاَكْلِهِمْ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ مِنْهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً • Ve ahzihimur riba ve kad nuhu anhu ve eklihim emvalen nasi bil batıl. Ve a'tedna lil kafirine minhum azaben elima. • Meal: Yine, yasaklandığı halde, onlardan riba[1] alan ve haksız yoldan insanların mallarını yiyen kafirlere;[2] çok acı bir azap hazırladık. • Dipnot 1: Bkz. 2:275. ayetin dipnotu. • Dipnot 2: Bkz. 4:101. ayetin 1. dipnotu. • Kelime kelime: وَأَخْذِهِمُ ve ehzihimu ve almalarından ötürü · ٱلرِّبَوٰا۟ r-riba riba · وَقَدْ vekad rağmen · نُهُوا۟ nuhu menedilmelerine · عَنْهُ anhu ondan · وَأَكْلِهِمْ ve eklihim ve yemelerinden ötürü · أَمْوَٰلَ emvale mallarını · ٱلنَّاسِ n-nasi insanların · بِٱلْبَـٰطِلِ ۚ bil-batili haksız yere · وَأَعْتَدْنَا ve ea'tedna ve hazırladık · لِلْكَـٰفِرِينَ lilkafirine inkar edenlere · مِنْهُمْ minhum içlerinden · عَذَابًا azaben bir azab · أَلِيمًۭا elimen acı • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • ربو (rbw) kökü: Artmak, yükselmek, çoğalmak, şişmek, büyümek, nefes nefese kalmak, solumak. Tefecilik yapmak, faiz almak, aşırı artış göstermek, normal alınması gerekenden fazlasını elde etmek. Rabiyatun - sürekli artan, şiddetli. Arba… • نهي (nhy) kökü: Engellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak • اكل (Akl) kökü: yiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekler • مول (mwl) kökü: Zenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak. • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • بطل (bTl) kökü: Boş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmak • عتد (Etd) kökü: Hazır olmak, hazırlanmak, el altında bulunmak, gelecek için bir şey tedarik etmek. • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • الم (Alm) kökü: acı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmiş • Nisa suresi 176 ayettir; bu 161. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).