Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 22. Ayet Meali

Babalarınızın daha önce evlenmiş oldukları kadınlarla evlenmeyin. Ancak geçmişte olanlar istisna. Bu utanç verici, çirkin ve kötü bir yoldur.

Nisa 4:22 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Babalarınızın daha önce evlenmiş oldukları kadınlarla evlenmeyin.
Nisa 4:22
وَلَا تَنْكِحُوا مَا نَكَحَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَمَقْتاًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلاً۟ • Ve la tenkihu ma nekaha abaukum minen nisai, illa ma kad selef. İnnehu kane fahışeten ve makta. Ve sae sebila. • Meal: Babalarınızın daha önce evlenmiş oldukları kadınlarla evlenmeyin. Ancak geçmişte olanlar istisna. Bu utanç verici, çirkin ve kötü bir yoldur. • Kelime kelime: وَلَا ve la · تَنكِحُوا۟ tenkihu artık evlenmeyin · مَا ma · نَكَحَ nekeha evlendiği · ءَابَآؤُكُم aba'ukum babalarınızın · مِّنَ mine · ٱلنِّسَآءِ n-nisa'i kadınlarla · إِلَّا illa hariç · مَا ma olanlar · قَدْ kad · سَلَفَ ۚ selefe geçmişte · إِنَّهُۥ innehu çünkü bu · كَانَ kane · فَـٰحِشَةًۭ fahişeten edepsizliktir · وَمَقْتًۭا ve mekten ve (Allah'ın) hışm(ı)dır · وَسَآءَ ve sa'e ve iğrenç · سَبِيلًا sebilen bir yoldur • نكح (nkH) kökü: Bağlamak, düğüm yapmak, sözleşme yapmak, evlenmek, evlilik • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • نسو (nsw) kökü: Kadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur. • سلف (slf) kökü: Geçmek, önceden geçip gitmek, geçip gitmek, geçmiş olmak, önce gelmek, önce yaşamak, atalar, selefler, ödünç vermek, borç vermek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • فحش (fH$) kökü: Aşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş. • مقت (mqt) kökü: Kişiden nefret etmek, nefret dolu olmak, nefret objesi olmak, iğrenç olmak. • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • Nisa suresi 176 ayettir; bu 22. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).