Cimrilik edenler, insanları da cimri olmaya teşvik ederler; Allah'ın kendi lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz, o kafirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.
Nisa 4:37اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناًۚ • Ellezine yebhalune ve ye'murunen nase bil buhli ve yektumune ma atahumullahu min fadlıhi. Ve a'tedna lil kafirine azaben muhina. • Meal: Cimrilik edenler, insanları da cimri olmaya teşvik ederler; Allah'ın kendi lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz, o kafirler[1] için alçaltıcı bir azap hazırladık. • Dipnot 1: Nankörler. • Kelime kelime: ٱلَّذِينَ ellezine bunlar · يَبْخَلُونَ yebhalune cimrilik ederler · وَيَأْمُرُونَ ve ye'murune ve emrederler · ٱلنَّاسَ n-nase insanlara · بِٱلْبُخْلِ bil-buhli cimriliği · وَيَكْتُمُونَ ve yektumune ve gizlerler · مَآ ma şeyi · ءَاتَىٰهُمُ atahumu kendilerine verdiği · ٱللَّهُ llahu Allah'ın · مِن min -nden · فَضْلِهِۦ ۗ fedlihi bol hazinesi- · وَأَعْتَدْنَا ve ea'tedna (biz de) hazırlamışızdır · لِلْكَـٰفِرِينَ lilkafirine inkarcılar için · عَذَابًۭا azaben bir azab · مُّهِينًۭا muhinen alçaltıcı • بخل (bxl) kökü: Cimri, eli sıkı, pinti veya aç gözlü olma, esirgemek. • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • كتم (ktm) kökü: Saklamak, gizlemek (örn. sır), kontrol altında tutmak (öfke), saklanmak, geri tutmak (kanıt), tutmak • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • عتد (Etd) kökü: Hazır olmak, hazırlanmak, el altında bulunmak, gelecek için bir şey tedarik etmek. • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • هون (hwn) kökü: Hafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek. • Nisa suresi 176 ayettir; bu 37. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).