Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zuhruf Suresi 24. Ayet Meali

Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderilene kafirlik ediyoruz." dediler.

Zuhruf 43:24 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, s…
Zuhruf 43:24
قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَهْدٰى مِمَّا وَجَدْتُمْ عَلَيْهِ اٰبَٓاءَكُمْۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ • Kale e ve lev ci'tukum bi ehda mimma vecedtum aleyhi abaekum, kalu inna bi ma ursıltum bihi kafirun. • Meal: Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderilene kafirlik[1] ediyoruz." dediler. • Dipnot 1: Dikkate almıyoruz, yok sayıyoruz, önemsemiyoruz, inanmıyoruz, görmezden geliyoruz. • Kelime kelime: قَـٰلَ kale dedi · أَوَلَوْ evelev şayet · جِئْتُكُم ci'tukum ben size getirsem de mi? · بِأَهْدَىٰ biehda daha doğrusunu · مِمَّا mimma şeyden · وَجَدتُّمْ vecedtum bulduğunuz · عَلَيْهِ aleyhi üzerinde · ءَابَآءَكُمْ ۖ aba'ekum babalarınızı · قَالُوٓا۟ kalu dediler · إِنَّا inna doğrusu biz · بِمَآ bima şeyi · أُرْسِلْتُم ursiltum sizinle gönderilen · بِهِۦ bihi onu · كَـٰفِرُونَ kafirune inkar ediyoruz • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • وجد (wjd) kökü: kaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 24. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).