Zuhruf Suresi 66. Ayet Meali
O Sa'at'ın, farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Zuhruf 43:66
هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ • Hel yenzurune illes saate en te'tiyehum bagteten ve hum la yeş'urun. • Meal: O Sa'at'ın[1], farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? • Dipnot 1: Kıyametin. • Kelime kelime: هَلْ hel -mı? · يَنظُرُونَ yenzurune bekliyorlar · إِلَّا illa başkasını- · ٱلسَّاعَةَ s-saate sa'atin · أَن en · تَأْتِيَهُم te'tiyehum başlarına gelmesinden · بَغْتَةًۭ begteten ansızın · وَهُمْ vehum ve onlar · لَا la hiç · يَشْعُرُونَ yeş'urune farkında değillerken • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • سوع (swE) kökü: Kötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmak • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • بغت (bgt) kökü: Ansızın basmak, gafil avlamak, habersiz yakalamak, beklenmedik anda ortaya çıkmak, şaşırtmak • شعر ($Er) kökü: bilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 66. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).