"Ey malik! Rabb'in bizim aleyhimize hüküm versin." diye seslenirler. "Siz böyle kalacaksınız." dedi.
Zuhruf 43:77وَنَادَوْا يَا مَالِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَۜ قَالَ اِنَّكُمْ مَاكِثُونَ • Ve nadev ya maliku li yakdi aleyna rabbuk, kale innekum makisun. • Meal: "Ey malik![1] Rabb'in bizim aleyhimize hüküm versin.[2]" diye seslenirler. "Siz böyle kalacaksınız." dedi. • Dipnot 1: Ey buranın sahibi, yöneticisi. • Dipnot 2: İşimizi bitirsin, bizi öldürsün. • Kelime kelime: وَنَادَوْا۟ ve nadev ve seslendiler · يَـٰمَـٰلِكُ ya maliku Malik · لِيَقْضِ liyekdi hüküm versin · عَلَيْنَا aleyna bizim hakkımızda · رَبُّكَ ۖ rabbuke Rabbin · قَالَ kale dedi · إِنَّكُم innekum siz · مَّـٰكِثُونَ makisune kalacaksınız • ندو (ndw) kökü: İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • قضي (qDy) kökü: Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • مكث (mkv) kökü: Oyalanmak, beklemek/ummak, aylak aylak dolaşmak, kalmak, beklenti içinde duraklamak, acele etmemek, konuşurken yavaş olmak • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 77. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).