Yüz çevirmekle yeryüzünde fesadın çıkmasına ve rahmet bağlarının paramparça olmasına sebep olacağınızın farkında mısınız?
Muhammed 47:22فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ • Fe hel aseytum in tevelleytum en tufsidu fil ardı ve tukattıu erhamekum. • Meal: Yüz çevirmekle[1] yeryüzünde fesadın çıkmasına ve rahmet bağlarının[2] paramparça olmasına sebep olacağınızın farkında mısınız? • Dipnot 1: İnsanların birbirlerine düşerek. • Dipnot 2: Haksızlığın ve kötülüğün galip gelmesine sebep olmakla. • Kelime kelime: فَهَلْ fehel öyle mi? · عَسَيْتُمْ aseytum belki de · إِن in eğer · تَوَلَّيْتُمْ tevelleytum işbaşına gelecek olursanız · أَن en · تُفْسِدُوا۟ tufsidu bozgunculuk yapacaksınız · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde · وَتُقَطِّعُوٓا۟ ve tukattiu ve koparacaksınız · أَرْحَامَكُمْ erhamekum rahimleri (akrabalık bağlarını) • عسي (Esy) kökü: Umulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir ki • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • فسد (fsd) kökü: yozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet. • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • قطع (qTE) kökü: kesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • Muhammed suresi 38 ayettir; bu 22. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).