Akıl Kuran (akilkuran.com)

Maide Suresi 79. Ayet Meali

Yaptıkları kötü şeylerde, birbirlerini uyarmıyorlardı. Gerçekten yapmakta oldukları şey ne kadar çirkindi.

Maide 5:79 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Yaptıkları kötü şeylerde, birbirlerini uyarmıyorlardı.
Maide 5:79
كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ • Kanu la yetenahevne an munkerin fealuh lebi'se ma kanu yef'alun. • Meal: Yaptıkları kötü şeylerde, birbirlerini uyarmıyorlardı. Gerçekten yapmakta oldukları şey ne kadar çirkindi. • Kelime kelime: كَانُوا۟ kanu idiler · لَا la · يَتَنَاهَوْنَ yetenahevne vazgeçmiyorlar · عَن an -ten · مُّنكَرٍۢ munkerin kötülük- · فَعَلُوهُ ۚ fealuhu yaptıkları · لَبِئْسَ lebi'se ne kötü · مَا ma işler · كَانُوا۟ kanu idiler · يَفْعَلُونَ yef'alune yapıyorlar • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • نهي (nhy) kökü: Engellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak • نكر (nkr) kökü: Hoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamak • فعل (fEl) kökü: bir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum • باس (bAs) kökü: Güçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlık • Maide suresi 120 ayettir; bu 79. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).