Akıl Kuran (akilkuran.com)

Maide Suresi 80. Ayet Meali

Onlardan çoğunun, Kafirleri veli edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için sunduğu şey ne kötüdür. Allah, onlara gazap etmiştir ve onlar sürekli azapta kalacaklardır.

Maide 5:80 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlardan çoğunun, Kafirleri veli edindiklerini görürsün.
Maide 5:80
تَرٰى كَث۪يراً مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ • Tera kesiran minhum yetevellevnellezine keferu lebi'se ma kaddemet lehum enfusuhum en sehıtallahu aleyhim ve fil azabi hum halidun. • Meal: Onlardan çoğunun, Kafirleri veli[1] edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için sunduğu şey ne kötüdür. Allah, onlara gazap etmiştir ve onlar sürekli azapta kalacaklardır. • Dipnot 1: Bkz. 5:51. ayetin 2. dipnot. • Kelime kelime: تَرَىٰ tera görürsün · كَثِيرًۭا kesiran çoğunun · مِّنْهُمْ minhum onlardan · يَتَوَلَّوْنَ yetevellevne dostluk ettiklerini · ٱلَّذِينَ ellezine kimselerle · كَفَرُوا۟ ۚ keferu inkar edenlerle · لَبِئْسَ lebi'se ne kötüdür · مَا ma · قَدَّمَتْ kaddemet (yapıp) gönderdiği · لَهُمْ lehum kendileri için · أَنفُسُهُمْ enfusuhum nefislerinin · أَن en · سَخِطَ sehita gazabetmiştir · ٱللَّهُ llahu Allah · عَلَيْهِمْ aleyhim onlara · وَفِى ve fi ve içinde · ٱلْعَذَابِ l-azabi azab · هُمْ hum onlar · خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • باس (bAs) kökü: Güçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlık • قدم (qdm) kökü: Öne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • سخط (sxT) kökü: Kızmak, öfkelenmek, gazaba gelmek, hiddetlenmek, hoşnutsuz olmak, razı olmamak, memnuniyetsizlik, üzüntü, kin • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • خلد (xld) kökü: Kalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmak • Maide suresi 120 ayettir; bu 80. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).