Akıl Kuran (akilkuran.com)

Maide Suresi 81. Ayet Meali

Eğer onlar, Allah'a, Nebi'ye ve ona indirilene iman etselerdi, onları evliya edinmezlerdi. Fakat onlardan pek çoğu fasıktır.

Maide 5:81 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Eğer onlar, Allah'a, Nebi'ye ve ona indirilene iman etselerdi, onları evliya edinmezlerdi.
Maide 5:81
وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ فَاسِقُونَ • Ve lev kanu yu'minune billahi ven nebiyyi ve ma unzile ileyhi mettehazuhum evliyae ve lakinne kesiren minhum fasikun. • Meal: Eğer onlar, Allah'a, Nebi'ye ve ona indirilene iman etselerdi, onları evliya edinmezlerdi. Fakat onlardan pek çoğu fasıktır. • Kelime kelime: وَلَوْ velev eğer · كَانُوا۟ kanu olsalardı · يُؤْمِنُونَ yu'minune inanıyor · بِٱللَّهِ billahi Allah'a · وَٱلنَّبِىِّ ve nnebiyyi nebiye · وَمَآ ve ma ve şeye · أُنزِلَ unzile indirilen · إِلَيْهِ ileyhi ona · مَا ma · ٱتَّخَذُوهُمْ ttehazuhum onları edinmezlerdi · أَوْلِيَآءَ evliya'e veli · وَلَـٰكِنَّ velakinne ama · كَثِيرًۭا kesiran çoğu · مِّنْهُمْ minhum onlardan · فَـٰسِقُونَ fasikune yoldan çıkmışlardır • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • فسق (fsq) kökü: İtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak. • Maide suresi 120 ayettir; bu 81. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).