Hanımlarına zihar yapıp sonra da kararlarından dönenlerin, ilişkiye girmeden önce bir rekabeyi özgürlüğüne kavuşturması gerekir. İşte size, yapmanız gereken öğütleniyor. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Mücadele 58:3وَالَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَـتَحْر۪يرُ رَقَـبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ • Vellezine yuzahirune min nisaihim summe yeudune li ma kalu fe tahriru rekabetin min kabli en yetemassa, zalikum tuazune bih, vallahu bi ma ta'melune habir. • Meal: Hanımlarına zihar yapıp sonra da kararlarından dönenlerin, ilişkiye girmeden önce bir rekabeyi[1] özgürlüğüne kavuşturması gerekir. İşte size, yapmanız gereken öğütleniyor. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır. • Dipnot 1: Rekabe özgürlüğüne kavuşmak isteyen köle demektir. Rekabe, boyun demektir; özgürlüğü kısıtlı olan kimseler için kullanılmaktadır. Kelime anlamı olarak; gözetlenmek, gözetlemek, korumak, korunmak anlamlarına gelmektedir. Vahiy, köleliği ilk yıllarında gündemine almış ve tamamıyla kaldırmak, yok etmek sürecini başlatmıştır. Köle edinmenin tek yolu olan savaş esirleriydi. 47:4. ayetiyle bu yol tamamıyla kapatılarak bu süreç tamamlanmış kölelik sona erdirilmiştir. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler · يُظَـٰهِرُونَ yuzahirune zıhar eden(ler) · مِن min · نِّسَآئِهِمْ nisaihim kadınlarına · ثُمَّ summe sonra da · يَعُودُونَ yeudune dönenler · لِمَا lima şeylere · قَالُوا۟ kalu söyledikleri · فَتَحْرِيرُ fetehriru hürriyete kavuşturmalıdırlar · رَقَبَةٍۢ rakabetin bir köle · مِّن min · قَبْلِ kabli önce · أَن en · يَتَمَآسَّا ۚ yetemassa temaslarından · ذَٰلِكُمْ zalikum budur · تُوعَظُونَ tuazune size öğütlenen · بِهِۦ ۚ bihi onunla · وَٱللَّهُ vallahu Allah · بِمَا bima şeyleri · تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız · خَبِيرٌۭ habirun haber almaktadır • ظهر (Zhr) kökü: Görünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmak • نسو (nsw) kökü: Kadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur. • عود (Ewd) kökü: Geri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • حرر (Hrr) kökü: Özgür olmak (köle), özgür doğmak, bir köleyi özgürleştirmek/serbest bırakmak/kurtarmak. Sıcak veya çok sıcak olmak, yanıp tutuşmak ve şiddetli veya sıcak hale gelmek, susamak, susuzluktan veya üzüntüden kurumak, su… • رقب (rqb) kökü: Korumak, gözlemlemek, izlemek, saygı duymak, dikkate almak, beklemek, boynundan bağlamak, uyarmak, korkmak, kontrol etmek. Raqib - muhafız, gözlemci, gözcü. Yataraqqab - gözlemleme, bekleme, etrafı kollama, izleme… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • مسس (mss) kökü: Elle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak. • وعظ (wEZ) kökü: Öğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • خبر (xbr) kökü: Bilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık. • Mücadele suresi 22 ayettir; bu 3. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).