Akıl Kuran (akilkuran.com)

Araf Suresi 80. Ayet Meali

Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği mi yapıyorsunuz?"

Araf 7:80 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım!
Araf 7:80
وَلُوطاً اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ • Ve lutan iz kale li kavmihi e te'tunel fahışete ma sebekakum biha min ehadin minel alemin. • Meal: Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği[1] mi yapıyorsunuz?" • Dipnot 1: Aşırılığı. Sapıklığı. Eşcinselliği. • Kelime kelime: وَلُوطًا veluten ve Lut'u da (gönderdik) · إِذْ iz · قَالَ kale dedi · لِقَوْمِهِۦٓ likavmihi kavmine · أَتَأْتُونَ ete'tune siz mi yapıyorsunuz? · ٱلْفَـٰحِشَةَ l-fahişete fuhşu · مَا ma yapmadığı · سَبَقَكُم sebekakum sizden önce · بِهَا biha onu · مِنْ min hiç · أَحَدٍۢ ehadin kimsenin · مِّنَ mine · ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine dünyalarda • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • فحش (fH$) kökü: Aşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş. • سبق (sbq) kökü: Geçmek, öne geçmek, önce gelmek, üstün gelmek, yarışta kazanmak, ileri geçmek, öncelik almak, hızlı gitmek, geride bırakmak • احد (AHd) kökü: Bir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey. • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Araf suresi 206 ayettir; bu 80. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).