Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yusuf Suresi 18. Ayet Meali

Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler. Dedi ki: "Nefisleriniz size bir iş yaptırdı. Anlattığınız şeye karşı yapabileceğim şey, güzelce sabredip, Allah'tan yardım istemektir."

Yusuf 12:18 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler.
Yusuf 12:18
وَجَٓاؤُ۫ عَلٰى قَم۪يصِه۪ بِدَمٍ كَذِبٍۜ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْراًۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ وَاللّٰهُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ • Ve cau ala kamisıhi bi demin kezib, kale bel sevvelet lekum enfusukum emra, fe sabrun cemil, vallahul musteanu ala ma tesıfun. • Meal: Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler. Dedi ki: "Nefisleriniz[1] size bir iş yaptırdı. Anlattığınız şeye karşı yapabileceğim şey, güzelce sabredip, Allah'tan yardım istemektir." • Dipnot 1: Benliğinizdeki kıskançlık duygusu. • Kelime kelime: وَجَآءُو ve ca'u ve getirdiler · عَلَىٰ ala üzeri · قَمِيصِهِۦ kamisihi gömleğinin · بِدَمٍۢ bidemin kanlı · كَذِبٍۢ ۚ kezibin yalandan · قَالَ kale dedi ki · بَلْ bel herhalde · سَوَّلَتْ sevvelet aldattıp sürüklemiş · لَكُمْ lekum sizi · أَنفُسُكُمْ enfusukum nefisleriniz · أَمْرًۭا ۖ emran bir işe · فَصَبْرٌۭ fesabrun artık (tek çarem) sabretmektir · جَمِيلٌۭ ۖ cemilun güzelce · وَٱللَّهُ vallahu ancak Allan'tan · ٱلْمُسْتَعَانُ l-musteaanu yardım istenir · عَلَىٰ ala kaşı · مَا ma · تَصِفُونَ tesifune dediğinize • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • قمص (qmS) kökü: Koşmak veya sıçramak. Kamis - uzun gömlek. • دمو (dmw) kökü: Kan akmak, Kanamak, Kan gelmek, Kanatmak, Kan dökmek, Yaralamak, Kanını akıtmak • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سول (swl) kökü: Sormak, istemek, dilemek, rica etmek, talep etmek, dilenmek • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • صبر (Sbr) kökü: direnmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı… • جمل (jml) kökü: Bir şey veya şeyleri toplamak, güzel olmak, kişilik olarak hoş olmak, davranış/ahlaki karakter açısından iyi olmak, ılımlı olmak, hoş/nazik olmak, yakışıklı olmak, edepli/onurlu/zarif olmak, zarif olmak, bir şeyi… • عون (Ewn) kökü: Orta yaşlı olmak. yu'inu (4. kalıp fiil) - yardım etmek/destek olmak/yardımcı olmak. ta'awana (4. kalıp fiil) - birbirine yardım etmek/yardımlaşmak. ista'ana (10. kalıp fiil) - yardım dilemek, yardım aramak, dönüp… • وصف (wSf) kökü: Bir şeyi iyi veya kötü olarak tanımlamak, bir şeyi gerçek olarak ileri sürmek, başarmak, atfetmek, belirtmek. • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 18. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).