Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 58. Ayet Meali

Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara yapmadıkları bir şey nedeniyle eziyet eden kimseler, bu durumda iftira ve apaçık günah yüklenmiş oldular.

Ahzab 33:58 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara yapmadıkları bir şey nedeniyle eziyet eden kimseler, bu durumda iftira…
Ahzab 33:58
وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَاناً وَاِثْماً مُب۪يناً۟ • Vellezine yu'zunel mu'minine vel mu'minati bi gayri mektesebu fe kadihtemelu buhtanen ve ismen mubina. • Meal: Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara yapmadıkları bir şey nedeniyle eziyet eden kimseler, bu durumda iftira ve apaçık günah yüklenmiş oldular. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine · يُؤْذُونَ yu'zune incitenler · ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'min erkekleri · وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ velmu'minati ve mü'min kadınları · بِغَيْرِ bigayri dışındaki · مَا ma bir şeyle · ٱكْتَسَبُوا۟ ktesebu yaptıklarının · فَقَدِ fekadi elbette · ٱحْتَمَلُوا۟ htemelu yüklenmişlerdir · بُهْتَـٰنًۭا buhtanen bir iftira · وَإِثْمًۭا ve ismen ve bir günah · مُّبِينًۭا mubinen açık • اذي (Apy) kökü: O rahatsız edildi/sıkıldı/acı çekti, hoş olmayan şeyler yaşadı/deneyimledi, rahatsızlık durumu. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • غير (gyr) kökü: getirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek… • كسب (ksb) kökü: Kazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir. • حمل (Hml) kökü: Taşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi… • بهت (bht) kökü: Şaşırtmak/kafasını karıştırmak/hayrete düşürmek, doğru yollarını görememek, hayrete kapılmak, yarıda kesmek, alt etmek, şaşırtmak, aniden hazırlıksız yakalamak, iftira, karalama, asılsız suçlama • اثم (Avm) kökü: Suç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 58. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).