Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 154. Ayet Meali

Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesi'nde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.

Nisa 4:154 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik.
Nisa 4:154
وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِم۪يثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقاً غَل۪يظاً • Ve rafa'na fevkahumut tura bi misakıhim ve kulna lehumudhulul babe succeden ve kulna lehum la ta'du fis sebti ve ehazna minhum misakan galiza. • Meal: Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek[1] girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesi'nde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık. • Dipnot 1: Saygı göstererek. • Kelime kelime: وَرَفَعْنَا ve rafea'na ve kaldırdık · فَوْقَهُمُ fevkahumu üzerlerine · ٱلطُّورَ t-tura Tur'u · بِمِيثَـٰقِهِمْ bimisakihim söz vermeleri için · وَقُلْنَا ve kulna ve dedik · لَهُمُ lehumu onlara · ٱدْخُلُوا۟ dhulu girin · ٱلْبَابَ l-babe kapıdan · سُجَّدًۭا succeden secde ederek · وَقُلْنَا ve kulna ve dedik · لَهُمْ lehum onlara · لَا la · تَعْدُوا۟ tea'du çiğnemeyin · فِى fi · ٱلسَّبْتِ s-sebti cumartesi(yasakları)nı · وَأَخَذْنَا ve ehazna ve aldık · مِنْهُم minhum onlardan · مِّيثَـٰقًا misakan bir söz · غَلِيظًۭا galizen sağlam • رفع (rfE) kökü: Yükseltmek, yukarı kaldırmak, yüceltmek, övmek, yukarı almak, kaldırmak/vinçle çekmek, yüceltmek, Kha-Fa-Daad'ın zıttı [56:3], dikmek, yüksek/görkemli yapmak, alıp taşımak, görünür kılmak, yüceltmek, ilerletmek, bir… • فوق (fwq) kökü: Rütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki… • طور (Twr) kökü: Etrafında dolaşmak veya dönmek, yaklaşmak, zaman veya bir kere, tekrarlanan zamanlar, miktar/ölçü/kapsam/sınır, görünüş/biçim/eğilim, hareket tarzı, tarz, tür/sınıf, aşama/durum, Sina Dağı, Zeytin Dağı, diğer birkaç… • وثق (wvq) kökü: Birine güvenmek, dayanmak, bağlanmak. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • دخل (dxl) kökü: girmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak… • بوب (bwb) kökü: kapı, giriş yeri, tarz/şekil • سجد (sjd) kökü: Secde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek • عدو (Edw) kökü: geçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek • سبت (sbt) kökü: Dinlenmek, uzaklaşmak, kesmek, koparmak, tıraş etmek, derin uykuya dalmak • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • غلظ (glZ) kökü: Kalın, kaba, hantal, kaba, pürüzlü, sertlik/katılık, güç, ciddi, şiddet, sert • Nisa suresi 176 ayettir; bu 154. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).