Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zuhruf Suresi 51. Ayet Meali

Firavun, halkına seslendi: "Ey halkım! Mısır'ın egemenliği ve ayaklarımın altından akıp giden şu nehirler benim değil mi? Görmüyor musunuz?"

Zuhruf 43:51 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Firavun, halkına seslendi: "Ey halkım!
Zuhruf 43:51
وَنَادٰى فِرْعَوْنُ ف۪ي قَوْمِه۪ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَيْسَ ل۪ي مُلْكُ مِصْرَ وَهٰذِهِ الْاَنْهَارُ تَجْر۪ي مِنْ تَحْت۪يۚ اَفَلَا تُبْصِرُونَۜ • Ve nada fir'avnu fi kavmihi kale ya kavmi e leyse li mulku mısra ve hazihil enharu tecri min tahti, e fe la tubsirun. • Meal: Firavun, halkına seslendi: "Ey halkım! Mısır'ın egemenliği ve ayaklarımın altından akıp giden şu nehirler benim değil mi? Görmüyor musunuz?[1]" • Dipnot 1: Musa'ya göre ne kadar güçlü olduğumu görmüyor musunuz? • Kelime kelime: وَنَادَىٰ ve nada ve seslendi · فِرْعَوْنُ fir'avnu Fir'avn · فِى fi içinde · قَوْمِهِۦ kavmihi kavminin · قَالَ kale dedi ki · يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim · أَلَيْسَ eleyse değil mi? · لِى li benim · مُلْكُ mulku mülkü · مِصْرَ misra şehirin · وَهَـٰذِهِ ve hazihi ve şu · ٱلْأَنْهَـٰرُ l-enharu ırmaklar · تَجْرِى tecri akıp giden · مِن min · تَحْتِىٓ ۖ tehti altımdan · أَفَلَا efela · تُبْصِرُونَ tubsirune görmüyor musunuz? • ندو (ndw) kökü: İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ليس (lys) kökü: Değil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • مصر (mSr) kökü: O bir şehri iki şey arasında sınır/sınır çizgisi, bölme, engel, sınır, büyük şehir haline getirdi. • نهر (nhr) kökü: akıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar) • جري (jry) kökü: Akmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek. • تحت (tHt) kökü: Alt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır. • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 51. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).