Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.
Kaf 50:22لَقَدْ كُنْتَ ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَـكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَٓاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَد۪يدٌ • Lekad kunte fi gafletin min haza fe keşefna anke gıtaeke fe besarukel yevme hadidun. • Meal: Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun. • Kelime kelime: لَّقَدْ lekad andolsun · كُنتَ kunte sen idin · فِى fi içinde · غَفْلَةٍۢ gafletin gaflet · مِّنْ min -ndan · هَـٰذَا haza bu- · فَكَشَفْنَا fekeşefna biz açtık · عَنكَ anke senden · غِطَآءَكَ gita'eke perdeni · فَبَصَرُكَ febesaruke artık gözün · ٱلْيَوْمَ l-yevme bugün · حَدِيدٌۭ hadidun keskindir • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • غفل (gfl) kökü: Dikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşan • كشف (k$f) kökü: Çekmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, açmak, ortaya çıkarmak, temel oluşturmak, örtüsünü kaldırmak. • غطو (gTw) kökü: Örtmek, kaplamak, üstünü örtmek, saklamak, gizlemek, maskelemek, kapatmak • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • حدد (Hdd) kökü: Bir sınır belirlemek, (bir şeyi) tanımlamak, (bir suçluyu) cezalandırmak, engellemek, geri itmek, geri atmak, keskinleştirmek. Engellemek/önlemek/kısıtlamak, mahrum bırakmak veya alıkoymak veya yasaklamak/men etmek… • Kaf suresi 45 ayettir; bu 22. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).