Bugün artık sizden kurtuluş fidyesi kabul edilmez ve Kafirlerden de. Sizin varacağınız yer ateştir. Sizin mevlanız odur. Ne kötü varış yeridir o.
Hadid 57:15فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ مَأْوٰيكُمُ النَّارُۜ هِيَ مَوْلٰيكُمْۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ • Fel yevme la yu'hazu minkum fid yetun ve la minellezine keferu, me'vakumun nar, hiye mevlakum, ve bi'sel masir. • Meal: Bugün artık sizden kurtuluş fidyesi kabul edilmez ve Kafirlerden de. Sizin varacağınız yer ateştir. Sizin mevlanız[1] odur. Ne kötü varış yeridir o. • Dipnot 1: Kendisine dayanılan, gözetici, destekleyici, koruyan, sırdaş, yönetici demektir. Veli kelimesinin eş anlamlısıdır. "El-Mevla" Allah'ın sıfatlarındandır • Kelime kelime: فَٱلْيَوْمَ felyevme bugün artık · لَا la · يُؤْخَذُ yu'hazu alınmaz · مِنكُمْ minkum sizden · فِدْيَةٌۭ fidyetun fidye · وَلَا ve la ne de · مِنَ mine -den · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler- · كَفَرُوا۟ ۚ keferu inkar eden(ler) · مَأْوَىٰكُمُ me'vakumu varacağınız yer · ٱلنَّارُ ۖ n-naru ateştir · هِىَ hiye odur · مَوْلَىٰكُمْ ۖ mevlakum sizin layığınız · وَبِئْسَ ve bi'se ne kötü · ٱلْمَصِيرُ l-mesiru gidilecek yerdir orası • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • فدي (fdy) kökü: O bir şey verdi, fidye, satın alma, onu serbest bıraktı veya özgür kıldı, müfadat - bir adamı verip karşılığında bir adam alma, bir koleksiyon. • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • اوي (Awy) kökü: Sığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil. • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • باس (bAs) kökü: Güçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlık • صير (Syr) kökü: Gitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak. • Hadid suresi 29 ayettir; bu 15. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).